Karavanla Datça

Acelen varsa ne işin var Datça’da demişler, hayatı biraz yavaşlatmak için madem buraya gelmek gerekiyor bizde karavanla Datça ‘ya geldik.

Yeni Datça

Önce Datça merkezdeyiz. Karavanı bu dar sokaklardan geçirmeyi başarıp otoparka bıraktık. Saat erken olduğu için marinayı gezdik, sahiller bomboştu ama bu hali daha güzeldi bizce.  Kahvaltımızı yolda durup atıştırmıştık burada da güzel bir gözlemeci bulduk kendimize.  Pandemiden dolayı kalabalık olmayan bir kafede keyfini çıkartıp biraz daha etrafı dolaştık. Şu güzel sahilde akşam bir rakı balık yapılırdı ama bizim daha iyi bir planımız ve akşam bu pandemi döneminde kalabalığa girme niyetimiz yok. Burası bildiğiniz gibi ya da şu an öğreneceğiniz gibi bademi ile meşhur. Hemen gözümüze güzel bir kurabiyeci çarptı. Biz de bademli kurabiyelerimizi ve badem ezmelerimizi karavanda kahvenin yanına yemek için aldık. Gerçekten de tadı çok güzeldi demek ki Datça’ya gelirseniz alınacak şey belli oldu.

Eski Datça

Çayımızı kahvemizi içtik sahilde de gezdik o zaman görülecek bir yer daha var. Eski Datça. Aslında burayı görmeyi daha çok merak ediyorduk. Eskinin havası her zaman daha güzel olmuyor mu sizce de ? burayı görünce de yanılmadığımızı anladık. Karavanı yine dar sokaklardan geçirerek düzgün bir yere park ettik. Bu taş evlerin arasında gezinmek gerçekten çok güzel. Kendinizi burada yaşadığınızı hayal ederken bile ömrünüzün uzadığını hissedebilirsiniz. Ufak kafeleri, dükkanları , badem ağaçları, taş evleri ve arada evlerin bahçesinde gördüğümüz kocaman kaktüsleri ile Eski Datça iyi ki gelmişiz dedirtti. Ve nereye gidiyoruz..

Can Yücel’in Evi

Can Yücel’in Evi

Ara sokaklarda gezerken tabi ki yolumuz Can Yücel’in evine doğruldu. Yaklaştığınızı sokaklardaki güzel çizimlerden , Can Yücel’in sözlerinden anlıyorsunuz. Evde yaşayanlar olduğu için girmek yasak. Bu tarz taleplerde bulunmanın da doğru olmadığını düşündüğümüz için sessizce etrafında gezdik, rahatsız etmeden fotoğrafımızı çekip devam ettik. Yine de bir dönem burada yaşadığını bilmek, geçerken bir şiirini okumak güne güzellik kattı.

Can Yücel Sokağı / Eski Datça

Palamutbükü

Karavanla Datça ‘ya devam ediyoruz. Şimdi kalacak yerimizi bulup evimizi kurmaya geldi sıra. Aklımızda Palamutbükü’nde konaklamak vardı. Gördüğümüz koylar çok hoşumuza gitmişti. Ve artık denize girmek istiyorduk. Datça’ya gelirken yol üzerinde birkaç karavan ve çadır kamp alanı görmüştük ama buralar hem çok kalabalıktı hem de biz daha kendimize özel bir yer arayışı içindeydik. Ve bulduk.. Denize sıfır bir koyda konaklamak kapıları açında denizi görmek gibisi yok. Üstelik bizim gibi iki karavan daha vardı. Konaklayacağınız yerlerde birkaç karavan olması sizi gece daha rahat hissettiriyor. Ee bir de bu insanlarda doğaya ve insana saygılı olunca daha keyifli geçiyor. Tek sorun arılar.. Evet arı da sorun mu olur diyebilirsiniz. Ama benim için bir sorun. Üstelik Selçuk’u soktuğunu görünce daha da büyük bir sorun oldu. Hemen kahve yakıp duman yaptık ve karavana girmemesi için dikkat ettik.

Kurubük / Karavanla Datça

Kaldığımız en huzurlu yer karavanla Datça ’ydı sanırım. Şöyle birkaç gün hiçbir şey yapmadan durmalık yer arayanlar için birebir.

Karavanla Datça

Bir önceki yazımız Karavan Turu için TIKLAYINIZ

YouTube kanalımızdaki DATÇA videomuz için TIKLAYINIZ

Instagram hesabımızı takip etmek isterseniz TIKLAYINIZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir