Bozcaada

Bozcaada

Yazın çok kalabalık, kışın ıssız, ilkbahar ve sonbaharda ılık rüzgarların memleketine gidiyoruz. Bozcaada . Gitmeyen kalmadı ama bir de biz anlatalım.

Biz Bozcaada‘ya ilk baharda gittik , tabi ki denize girecek sıcaklık yoktu ama çok serin de değildi, deri ceketinizle adayı gezebilirsiniz. Ancak araçsızsanız gezemezsiniz çünkü burada minibüsler sadece sezonda çalışıyor, haberiniz ola.Adanın Rum kesiminde kaldık, sokaklarında kimse yokken dolaşmak , dilediğince fotoğraf çekmek gibisi yoktu.

Bozcaada rum kesimi

Bozcaada‘nın Türk kesimi için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim zira o tarafta bir şey yok. Madem merkezdeyiz, koylara, Polente fenerine gidemiyoruz ne yapalım, hemen Elif Pastanesi’ne gidelim, kurabiye tabağıyla kahvenin keyfini çıkaralım. Benim favorim damak çatlatan kurabiyesi.  Köy meydanındaki kahvede -hani şu Bir Küçük Eylül Meselesi filminin çekildiği- sakinliğin tadını çıkarıp ada halkıyla muhabbet edin. Herkes oldukça konuşkan zaten. Tüm dükkanları gezin, girin çıkın rahat rahat kimsecikler yokken.  Kaleyi gezin, ada tostu yiyin, kendinize uygun bir şarap alın. Polente fenerine gidin şarabınızla, biz gidemedik aracımız yoktu.

Bozcaada kale

Bozcaada ‘da Nerede kaldık?

Kalais Otel’de konakladık, gayet iyi insanların işlettiği, Rum kesiminin tepesinde , gayet temiz ve moderndi.Sezon olmadığı için merkezdeki Eski Kahve ile kahvaltı için anlaşmışlardı. Kahvaltımızı burada yaptık.  Taze ve doğal olan her şey gibi kahvaltımız başarılıydı. Daha sonra buraya mantı yemeğe geldik. Ev yapımı , doyurucu ve güzel bir porsiyondu. Akşam yemeğine kadar ada sokaklarını keşfetmenizi tavsiye ederiz.

Bozcaada sokak

Akşam yemeği içinse Ay Işığı restorant’a gittik. Burası bizim otelimizle aynı işletmeciye ait, fiyatlar çok yüksek değil ama ada ve Bozcaada olduğu için de çok uygun da değil. Anladınız siz hangi aralıkta olduğunu. Karides, ahtapot, kalamar… hepsi çok tazeydi. Sezonda hangi balık varsa onu öneriyorlar zaten.

Kalais Otel Bozcaada
Kalais Otel Bozcaada

Hemen söyleyeyim biz kışın da  geldik Bozcaada’ya. Altınoluk, Asos gezerken nasıl kendimizi bulduk bilmiyorum. Ama bir anda kendimizi Geyikli feribotunda bulduk hatta otelimizi de feribotta adaya doğru yol alırken ayarladık. Bu sefer sahil de Gümüş Otel’de kaldık, kimse yoktu zaten. Kış olduğu için oda fiyatı 160 TL ve kahvaltı dahildi. Kaleyi ve iskeleyi gören manzarası güzel bir odamız vardı. Kalais’e göre biraz daha kendini geliştirebilirdi banyo ve yatak konusunda. Ama olsun bizi ayazdan korumuştu.

Bu sefer arabamız da vardı şarabımızda, hadi Polente fenerine gidelim dedik yine gidemedik. Bu seferde kıştan dolayı yol çamura batmıştı, ilerleyemedik Hele ki bir Getz’in içinde 4 kişi olunca çamura saplanıp kalma riskiniz daha da artıyor. 😊 Biz gidemiyoruz olmuyor. Ne yapalım derken kaleye geri dönüp, sabah hazırladığımız ekmek arası köftelerimizi sahilde bir güzel yedik. Eee buraya kadar geldik ada şarabı içmeden olmaz tabi. Polente feneri için aldığımız şarabımızı burada içtik.

Sabah kahvaltımızı otelde yaptık, çok sıcak bir ortamdı, sahipleri gayet içten insanlar. Sobanın üzerinde ekmeklerimizi kızarttık. Bir yandan şömine yanıyordu. Sezonda olmamamıza rağmen çok güzel bir sofra hazırladılar bizim için.

Gümüş Otel Bozcaada

Kahvaltımızdan sonra hemen gidip kurabiyelerimizi yedik siz artık biliyorsunuz Elif Pastanesi. Akabinde geri dönüş için düştük yola…

Bu yaz hadi yine gidelim mi dedik ama duyduğumuz gördüğümüz o kadar kalabalıktı ki bizi cezbetmedi. Kalktık Gökçeada’ya gittik..

Geliriz yine kalbimiz seninle Bozcaada

Bozcaada Pahalı Mı? Yazımızı Okumak İçin TIKLAYINIZ

Bozcaada Nerede?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir