Bir Sülüklü Göl Kamp Macerası

Bir Sülüklü Göl Macerası

Doğaya mı kaçmak istiyorsunuz kesinle Sülüklü Göl Kamp , çokta övelim istemiyoruz aslında insanlar hızlıca keşfedip bozmasınlar.. Etrafta çöpler olmadan sadece doğa kokusu , kurbağaların sesi, köpekler ve bulutların içinde bir göl.. İnsanın aklını alıp beni buraya bırakın diye bağırası geliyor, bulutların içinde kalıyorsunuz. Bir yerden yağmur sesi geliyor ama üstünüze yağmıyor, gölün yarısı güneş yarısı bulutlu oluyor sonra bir anda güneş açıyor yemeğin keyfini çıkarmanız için fırsat tanıyor , bütün doğa olaylarını iki gün içinde yaşayıp şaşkına çeviriyor.  Zorluklara geçmeden önce güzellikleri sıralayalım ki dikkatiniz burada kalsın 🙂

Sülüklü Göl Kamp yapmak için, Bolu’nun Mudurnu ilçesine bağlı bulunmakta olup İstanbul ile arası 210 km’dir. Fakat yolun kısa olduğuna aldanmayınız, yolun son 10 km’si oldukça patika ve dik bir yokuş. Araç ile gideceklere önerimiz, Akyazı’dan sonra muhakkak yakıt almaları olacaktır. Tavşansuyu köyüne giderken yol üzerindeki odunculardan kuru odun temin edebilirsiniz. Yine köyden eksik son alışverişinizi tamamlayabilirsiniz zira göle çıktığınız da unuttuğunuz bir şey fark ederseniz çok geç olacaktır. Bu adımdan sonra  uzun bir süre patika, aslında çift yön olan ama sadece tek araçlık zorlu bir yol başlayacaktır. Yaklaşık yarım saat etrafınızda ağaçlar, yanınızda dere, üstünüzde tırtıllar size eşlik edecek. Yukarı çıktığınızda ise yolun bütün zorluğuna değdiğini göreceksiniz. Biz varıp “Milli Parkta Bakım Çalışması Var” yazısını gördüğümüzde ufak bir panik yaşadık ancak etrafta ne bakım vardı ne de çalışma, sadece tuvaletler kilitliydi😊

Sülüklü Göl Kamp Nerede Yapılır?

Hemen kendimize çadırımızı kurabileceğimiz uygun bir yer aramaya başladık. İlk başta girişten sağ tarafa döndük, ağaçların yağmurdan koruduğu geniş düzlük alana 10 kişilik bir grup bizden önce yerleştiği için şansımızı sol taraftan denemeye karar verdik. Göl kenarından devam ederek arkamızdan rüzgar almayacağımız düz bir zemine çadırımızı kurduk.

sülüklü göl

Fakat üzerimizde ağaçlık olmadığı için yağmur yağmaya başladığında zorlandık. Yanımızda getirdiğimiz 3×3 metrelik hışırı çadırın üstünden kenardaki ağaçlara bağlayarak yağmurdan korunduk. Yağmurun dinmesiyle hemen ateşimizi yakarak akşam yemeğini hazırladık. Burada yukarıda belirttiğimiz kuru odun konusunun önemini göreceksiniz. Bizim kuru odunumuz olmadığı için ateş yakmak ve ağaçların altında kuru odun bulmak bizi oldukça zorladı. Ama hevesimizi kıramadı ateşimizi yaktık😊 Kamp ateşinin başında yemeğimizi yedikten sonra kamp sandalyelerimizde kahvemizi yapıp yıldızların Sülüklü Göl ‘e  yansımasının keyfini kurbağa sesleriyle tattık. Ateşin közünde patatesleri közleyip tereyağı ve tuzla yemeği de ihmal etmedik.

sülüklü göl kamp

Gece Korkusu

Sıra geldi korkulu dakikalara. Ateşimizi söndürdük, çadırımıza 12 civarı uyumak için geçtik. Tam uykuya dalacağımız sırada, çadırın etrafında duyduğumuz homurtularla irkildik. O da ne, bir şey arkamızda ki çalılardan çadırımızın yanına gelerek eşyalarımızı karıştırmaya başladı. Ayı mıdır domuz mudur nedir bu derken masayı sandalyeyi indirdi yere. Çadırın kenarlarını kokluyordu. Korkudan çadırın içinde sesimizi çıkartamıyoruz. En son yürek yemiş yiğit gibi el fenerini açarak çadırdan çıkmaya karar verdik. Efendim neymiş o ayı veya domuz çıkarsa kaçacağız kafaya bak 😊 çadırın fermuarını yavaşça açtıktan sonra önümüzü göremedik, bu nasıl sis, fener hiçbir yeri aydınlatamıyor. Bir baktık meğer eşyalarımızı devirip karıştıranlar gölün orada aç kalan köpeklermiş. Derin bir “oh” çektikten sonra huzurla çadırımıza geçip kurbağaların ninni gibi gelen vraklama sesleri ile derin bir uyku çektik. Zaten ayıların namını duyarak gelmiştik rastlamadığımız da iyi oldu 😊

Sülüklü Göl Kamp Sabahı

Sabah bizi yağmurun aksine güneşli bir hava bekliyordu. Hemen ateşimizi yakıp bir kahvaltının vazgeçilmezi, evde hamurunu hazırlayıp getirdiğimiz, pankekimizi pişirdik.  Kahvaltımızı güzel bir kahve eşliğinde hazırlayarak doğanın tadına vardık.

sülüklü göl kamp

Öğlen eşyalarımızı yavaş yavaş toplayarak yola çıkmaya hazırlandık. Sülüklü Göl Kamp ‘tan dönüş yoluna geçince yine bizi meşakkatli bir 10  km bekliyordu. İnmenin çıkmaktan daha zor olduğu gerçeğiyle karşılaştık. Köyden ana yola bağlandığımız Akyazı’da Kenan Sofuoğlu pistinde yarış olduğunu görüp, yanımızdaki kahveleri motor yarışı izlerken içtik.

İstanbul’a dönüş yoluna çıktığımızda ise doğadan uzaklaşmanın verdiği hüzün ile maceramızın sonuna geldik.

Torkul Göleti Kamp Yazımızı Okumak İçin Tıklayınız

Sülüklü Göl Nerede?

Sülüklü Göl

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir